2 Mayıs 2013 Perşembe

Ahmetli Ülkü Ocakları Başkanı Burak Bozdemir, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’nün 69.Yıldönümü nedeniyle basın açıklaması yaptı.




               
3 Mayıs 1944, o güne kadar 'edebî ve ilmî bir saha' olan Türkçülüğün tarihinde bir dönüm noktası, bu davanın bir harekete dönüşmesinde mihenk taşıdır. Aslen, 26 Nisan 1944 tarihinde başlayan ve dönemin hükûmetinin 'Irkçılık- Turancılık Davası' olarak adlandırdığı davanın ikinci duruşma günü; ancak Türk milliyetçiliğinin şahlanışında büyük bir adımdır.

         1944 yılı içinde, Türkçülüğün fikir babalarından Hüseyin Nihâl Atsız Orhun Dergisi'ni çıkartmakta idi. Türkçü olduğunu ilân eden dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu'na yazdığı açık mektuplarda, özellikle Millî Eğitim içinde bulunan komünist yapılanmayı işaret etmiş ve kendisini göreve davet etmiştir. Bu mektuplarda, geçmiş faaliyetlerini kaynak göstererek Sabahattin Ali'nin 'vatan haini' olduğunu belirtmiştir. Bu mektuplar sebebiyle Sabahattin Ali tarafından kendisine hakaret davası açılmış ve davada dönemin hemen tüm Türkçüleri yargılanmıştır.

         İşte bu davanın ikinci duruşmasında, 3 Mayıs 1944'te, milliyetçi gençler adliyeyi ve çevresini tamamen doldurmuş; duruşmadan sonra ise Ankara içinde bir gösteri düzenlemişlerdir. İstiklâl Marşı, çeşitli şarkı ve marşlar söyleyen bu kalabalık Ankara'nın o güne kadar görmediği bir yürüyüşle tarih yazmış; halktan da büyük bir teveccüh görmüştür.

         1947 yılına kadar süren ve Türk milliyetçiliğinin bayrak isimlerini tabutluklara, çeşitli işkence ve acılara mahkûm eden bu dava, adeta şerden hayır doğurmuştur. Türk milliyetçiliğinin geniş kalabalıklara açılmasına ve Türkçü-Turancı gençlerin Türk milletiyle kaynaşmasına vesile olmuştur. Bu dönemde Atsız'ın yanında kardeşi Nejdet Sançar, Reha Oğuz Türkkan, Fethi Tevetoğlu gibi isimler ve o zaman genç bir üsteğmen olan Alparslan Türkeş de bulunuyordu. Yani Türkçülüğün önde gelen simaları, yalnız fikirleriyle değil, çektikleri acıyla da hareketin doğuşuna vesile olmuşlardır.

         Türklüğün açıkça hakaret altında bulunduğu ve devletin bütün kilit makamlarına tek tek Türk düşmanlarının yerleştirildiği bir siyasî iklimde, birkaç cesur ismin beyanlarıyla Türk milliyetçiliği harekete geçmiştir. Türk olduğunu ifade etmenin neredeyse suç sayıldığı ve 'ayrımcılık' kabul edildiği bugünde ise, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nün tarihî getirilerinin asla unutulmaması lazımdır.

         Selam olsun Türk adının esir edilmek gayesine karşı dik duranlara! Selam olsun Milliyetçilik bayrağını nesilden nesile aktaranlara!

         Selam olsun Atsız'a, Sançar'a, Başbuğ'a!

         Türk milletinin 3 Mayıs Milliyetçiler Günü kutlu olsun!